ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ
ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ

Anasayfa

Atatürk Kronolojisi

Atatürk Kronolojisi

1881  Atatürk'ün Selânik'te doğumu.

1886  Atatürk'ün ilk öğrenimine başlaması (Kısa bir süre mahalle mektebine devam etmiş, daha sonra çağdaş eğitim  yapan Şemsi Efendi Okulu'na geçerek ilkokulu burada bitirmiştir.)

1888  Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin ölümü.

1893  Atatürk'ün Selânik Askerî Rüştiyesi'ne girişi (Atatürk kısa bir süre Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne gitmişse de öğrenimine daha sonra Askerî Rüştiye'de devam etmiş ve okulu 1896 yılında bitirmiştir. Bu okulda matematik öğretmeni. Mustafa Efendi, genç öğrencisi Mustafa'nın adının sonuna "Kemal" ismini ilâve etmiştir.) Atatürk'ün Manastır  Askerî İdadisi'ne girişi ( 1899 yılında bitirmiştir) Atatürk'ün Manastır Askerî İdadisi'ni bitirerek İstanbul'da Harp Okulu'nun piyade sınıfına yazılışı, Atatürk'ün teğmen rütbesiyle Harp Okulu'nu bitirişi ve öğrenimine Harp Akademisi'nde devam etmesi.

1903  Atatürk'ün üsteğmen oluşu.

11 Ocak 1905  Atatürk'ün Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi'nden mezun oluşu.

5 Şubat 1905  Atatürk'ün kurmaylık stajı için Şam'da 5. Ordu emrine atanması.

10 Şubat 1905  Atatürk'ün Şam'a gitmek üzere İstanbul'dan hareketi.

Ekim 1906  Atatürk'ün Şam'da bazı arkadaşları ile gizli olarak "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti"ni kuruşu.

20 Haziran 1907  Atatürk'ün kolağası (kıdemli yüzbaşı) oluşu.

13 Ekim 1907  Atatürk'ün Şam'dan, merkezi Manastır' da bulunan 3. Ordu Karargâhı'na atanması (Bu karargâhın Selânik'teki şubesinde çalıştırılmıştır. )

23 Şubat 1908  Atatürk'ün General Litzmann'dan çevirdiği "Takımın Muharebe Talimi" adlı -askerî eğitimle ilgili kitabın Selânik'te yayımlanması.

22 Haziran 1908  Atatürk'e, 3. Ordu Karargahı’ndaki görevinin yanısıra Üsküp - Selânik arasındaki demiryolu müfettişliği  görevinin de verilmesi.

23 Temmuz 1908  İkinci Meşrutiyet'in ilânı.

13 Ocak 1909  Atatürk'ün Üçüncü Ordu Selânik Redif Tümeni Kurmay Başkanlığı'na getirilişi.

3 Nisan 1909  İstanbul'da İkinci Meşrutiyet'e karşı -avcı taburlarının ayaklanmasıyla- büyük isyan çıkması (31 Mart İsyanı) 15/16 Nisan 1909 Atatürk'ün Hareket Ordusuyla beraber, bu ordunun Kurmay Başkanı olarak Selânik'ten İstanbul'a hareketi.

19 Nisan 1909  Atatürk'ün Hareket Ordusu'yla beraber İstanbul'a gelişi.

16 Mayıs 1909  Atatürk'ün 31 Mart olayının bastırılmasından sonra tekrar Selânik'e dönüşü.

30 Ağustos 1909  Atatürk'ün -kolağası rütbesiyle- Cumalı Karargâhı'ndaki askerî manevra'ya katılışı.

8 Eylül 1909  Cumalı Karargâhı'ndaki askerî manevranın sona erişi ve Atatürk'ün Cumalı'den ayrılışı.

22 Eylül1909  Selânik'te "İttihat ve Terakki Büyük Kongresi"nin toplanışı (Atatürk, bu kongrede bir konuşma yaparak ordunun siyasetten çekilmesi gereğini savunmuştur.)

5 Kasım 1909  Atatürk'ün -Selânik Redif Tümeni Kurmay Başkanlığından- tekrar Üçüncü Ordu Karargâhı'na atanması.

1909  Atatürk'ün "Cumalı Ordugâhı" adlı kitabının Selânik'te yayımlanması (Bu küçük kitap, 30 Ağustos-8 Eylül 1909 arasında Cumalı Karargâhı'nda yapılan askerî manevra esasında tutulan not ve krokilerden oluşmuştur.)

6 Eylül 1910  Atatürk'ün Üçüncü Ordu Subay Talimgâhı Komutanlığı'na atanması.

Eylül 1910  Atatürk'ün orduyu temsilen, Pikardi manevralarını izlemek amacıyla Fransa'ya gönderilişi.

1 Kasım 1910  Atatürk'ün Ücüncü Ordu Subay Talimgâhı Komutanlığı'ndan tekrar Üçüncü Ordu Karargâhı'na atanması.

15 Ocak 1911  Atatürk'ün, 5. Kolordu Karargâhı'nda, daha sonra yine Selânik'te bulunan 38. Piyade Alayı'nda  görevlendirilmesi.

Mart 1911  Atatürk'ün Arnavutluk'ta çıkan isyanı bastırmak üzere düzenlenen harekâtta Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa'nın yanında görev alışı.

19 Nisan 1911  Atatürk'ün 5. Kolordu'nun Selânik-Kılkış arasında yaptığı manevralara -kolağası rütbesiyle katılması (Manevra 20 Nisan 1911 akşamı sona ermiştir.)

14 Eylül 1911  Atatürk'ün, Selânik'te 38. Piyade Alay, Kumandanlığı'ndaki görevinden alınarak İstanbul'da  Genelkurmay I. Şubede bir göreve atanması.

29 Eylül 1911  İtalyanların Trablusgarp'ta Osmanlı Devleti'ne harp ilânı

5 Ekim 1911  İtalyanların Trablusgarp'a saldırıya geçmesi Atatürk'ün, Trablusgarp'a gönüllü gitmek üzere Gâzeteci Mustafa Şerif kimliği ile- bir kısım arkadaşlarıyla beraber İstanbul'dan ayrılışı (İskenderiye üzerinden Trablusgarp'a  geçmiştir.)

27 Kasım 1911  Atatürk'ün binbaşılığa terfi edişi

8 Aralık 1911  Atatürk ve arkadaşlarının Bingazi'ye gelişi (Atatürk, burada Tobruk Bölgesi komutanı Ethem Paşa'nın  Kurmay Başkanı olarak göreve başlamıştır.)

19 Aralık 1911  Atatürk'ün -Ethem Paşa'nın yerine- Tobruk Bölgesi Komutanlığı'na getirilişi

30 Aralık 1911 Atatürk'ün Derne'ye gelişi ve Derne doğusundaki Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nı üzerine alışı.

l9 - l l  Ocak 1912  Atatürk'ün, "Tâbiye Tatbikat Seyahatı" adlı kitabının Selânik'te yayımlanması (Bu küçük kitap, 5. Kolordu'nun 19-20 Nisan 1911 günleri yaptığı ve Atatürk'ün de kolağası rütbesiyle katıldığı bir askeri tatbikatın not ve  krokilerinden oluşmuştur.)

12 Mart 19l2  Atatürk'ün Derne Komutanlığı'na atanması

1912 Karadağ'ın harp ilânı ile Balkan Harbi'nin başlaması

24 Ekim l912  Atatürk'ün Trablusgarp'tan İstanbul'a hareketi

25 Kasım 1912  Atatürk'ün Gelibolu'da bulunan Bahr-i , Sefîd (Akdeniz) Boğazı Kuvay-ı Mürettebesi Komutanlığı Harekât Şubesi Müdürlüğü'ne atanması

1 Aralık 1912  Atatürk'ün İstanbul'dan Bolayır'a hareketi

1912  Atatürk'ün, General Litzmann'dan çevirdiği "Bölüğün Muharebe Talimi" adlı -askerî eğitimle ilgili kitabın İstanbul'da yayımlanması

27 Ekim 1913  Atatürk'ün Sofya Ataşemiliterliğine atanması

20 Kasım 1913  Atatürk'ün Sofya'ya gelişi.

11 Ocak 1914  Atatürk'e, Sofya Ataşemiliterliğine ilâveten Belgrat ve Çetine Ataşemiliterliklerinde yürütme görevi  verilmesi.

1 Mart 1914  Atatürk'ün yarbaylığa terfi edişi.

Mayıs 1914  Atatürk'ün, Nuri (Conker)'in "Zâbit ve Kumandan" adlı,konferanslardan oluşan eseri üzerine, -onunla sohbet  şeklinde "Zâbit ve Kumandanla Hasbihal" adlı kitabını yazması (Bu kitap, bir süre gecikme ile 1918 Aralık ayında İstanbul'da yayımlanmıştır.

1 Ağustos 1914  Almanya'nın Rusya'ya harp ilânı ile I. Dünya Savaşı'nın başlaması.

29 Ekim 1914  Osmanlı. Devleti'nin, I. Dünya Savaşı'na girişi.

20 Ocak 1915  Atatürk'ün Tekirdağ'da teşkil edilecek 19. Tümen Komutanlığı'na atanması.

2 Şubat 1915  Atatürk'ün Tekirdağ'a gelişi ve 19. Tümeni kurma çalışmalarına başlaması.

25 Şubat 1915  Tekirdağ'daki 19. Tümen Komutanlığı'nın Maydos (Eceabat)'a nakli ve Atatürk'ün 19. Tümen Komutanlığı üzerinde olmak üzere Maydos Bölgesi Komutanı olarak görevini sürdürmesi.

18 Mart 1915  Çanakkale Boğazı'nı geçmeye teşebbüs eden İngiliz donanmasının, ağır zayiat vererek başarı  kazanamaması.

23 Mart 1915  Gelibolu'da 5. Ordu'nun kurulması kararı ve komutanlığına Alman Generali Liman von Sanders'in  atanması (26 Mart 1915 günü Gelibolu'ya gelmiştir.)

18 Nisan 1915  Atatürk'ün komutasındaki 19. Tümenin, 5. Ordu'nun genel ihtiyatını oluşturmak üzere Bigalı’ya  gönderilişi.

25 Nisan 1915  Çanakkale'de İngilizlerin Seddülbahir ve Arıbumu bölgesinde çıkarma hareketine başlaması; Bigali'den  gelen Atatürk komutasındaki 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu ile geri çekilmeye mecbur edilişi (Düşman çıkarması 26 ve 27 Nisan günleri de devam etmiş; ancak Atatürk komutasındaki askerlerimizin kahramanca savunması karşısında başarısız kalmıştır.)

1 Haziran 1915  Atatürk'ün albaylığa terfi edişi.

15 Temmuz 1915  Atatürk'e Harp Madalyası verilişi.

6 Ağustos 1915  Düşmanın Çanakkale'de takviyeli kuvvetlerle yeni bir taarruzu (Bu taarruz, 7 Ağustos 1915 günü de devam etmiş, ancak Atatürk'ün aldığı önlemler sayesinde gelişme imkânı bulamamıştır. ) Düşmanın akşam Anafartalar bölgesine asker çıkararak bu bölgeden de ilerleme girişimi.

8 Ağustos 1915  Atatürk'ün -General Liman von Sanders' in emri ile- "Anafartalar Grubu Komutanlığı"na getirilişi.

9 Ağustos 1915  Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, Anafartalar bölgesinde İngilizlere taarruzu; düşmanın tekrar  çıkarma yaptığı kıyılara itilmesi.

10 Ağustos 1915  Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, Conk· bayırı'nda İngilizlere taarruzu ve düşmanın ilerlemesine imkân verilmemesi (Bugünkü muharebeler esnasında Atatürk'ün kalbini hedef alan bir kurşun, göğüs cebindeki. saate çarpıp geri döndüğünden, kendisi mutlak bir ölümden kurtuldu.)

1 Eylül 1915  Atatürk'e, Anafartalar Grubu Komutanlığı'ndaki üstün başarıları sebebiyle "Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası" verilişi.

10 Aralık 1915  Atatürk'ün,"Anafartalar Grubu Komutanlığı"ndan istifası (Bu istifa,5.0rdu Komutanı General Limon von Sanders tarafından kabul edilmemiş, kendisi izinli olarak İstanbul'a dönmüştür.)

19/20 Aralık 1915  İngilizlerin gece Çanakkale'yi tâhliye etmeleri.

17 Ocak 1916  Atatürk'e,"Anafartalar Grubu Komutanlığı"ndaki üstün başarıları sebebiyle "Muharebe Altın Liyakat  Madalyası" verilişi.

27 Ocak 1916  Atatürk'ün, karargâhı Edirne'de bulunan 16. Kolordu Komutanlığı'na atanması (Edirne'deki bu kolordu, Kafkas Cephesinin önem kazanması üzerine bir süre sonra aynı adla Diyarbakır'a nakledilmiştir.)

11 Mart 1916  Atatürk'ün, Karargâhı Diyarbakır'a nakledilmesi kararlaştırılan 16. Kolordu Komutanlığına atanması (Başkomutan Vekili Enver Paşa, bugün Atatürk'e telgraf çekerek Kolordu Karargâhıyla Resülayn (Ceylanpınar) üzerinden  hemen Diyarbakır'a hareket etmesini istemiştir.)

12 Mart 1916  Atatürk'ün,-16. Kolordu'nurı Edirne'den Diyarbakır'a kaydırılması üzerine- Edirne'den İstanbul'a  hareketi.

16 Mart 1916  Atatürk'ün, Diyarbakır'daki görevine gitmek üzere İstanbul'dan ayrılışı.

26 Mart 1916  Atatürk'ün Diyarbakır'a gelerek 16. Kolordunun komutasını üzerine alması.

1 Nisan 1916  Atatürk'ün mirliva (tuğgeneral)'lığa terfi edişi.

Haziran 1916   16. Kolordu Karargâhı'nın Diyarbakır'dan Silvan'a nakledilmesi.

3 Ağustos 1916  Atatürk komutasındaki kuvvetlerin Bitlis ve Muş yönünde taarruza geçişi.

8 Ağustos 1916  Atatürk komutasındaki kuvvetlerin sabah Muş'u, akşam Bitlis'i düşman işgalinden kurtarışı.

13 Aralık 1916  Atatürk'ün, -Ahmet İzzet Paşa'nın izinli olarak kısa bir süre İstanbul'a gitmesi üzerine - vekâleten  karargâhı Diyarbakır'da bulunan 2. Ordu Komutanlığı'na atanması.

16 Aralık 1916  Atatürk'ün, Silvan'dan hareketle Sekerat' ta 2. Ordu Karargâhı`na gelerek Komutan Vekilliği görevini  üzerine alışı.  

3 Ocak 1917   Atatürk'ün, Ahmet İzzet Paşa'nın izinden dönüşü üzerine- Sekerat'ta 2. Ordu Komutan Vekilliği'nden  ayrılarak Silvan'a dönüşü.

14 Şubat 1917  Atatürk'ün Hicaz Kuvve-i Seferiyesi Komutanlığı'na atanması.

21 Şubat 1917  Atatürk'ün Şam'a gitmek üzere Diyarbakır'dan ayrılışı.

5 Mart l917  Atatürk'ün Şam'a gelişi ve Sina Cephesini teftişi.

5 Mart 19l7  Atatürk'ün Diyarbakır'daki 2. Ordu'ya vekâleten Komutan atanması.

11 Mart 1917  Atatürk'ün 2. Ordu Komutan Vekili olarak Şam'dan Diyarbakır'a dönüşü

16 Mart 1917  Atatürk'ün 2. Orduya asaleten komutan atanması

14 Mayıs 1917  Atatürk'ün Muş'un ikici defa düşman işgalinden kurtarışı (Muş, 8 Ağustos 1916 da kurtarılmış ise de 25 Ağustos 1916 da tekrar Rusların eline düşmüştü.)

5 Temmuz 1917  Atatürk'ün, General Falkenhein'in komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'na bağlı olarak Halep'te oluşturulması kararlaştırılan Yedinci Ordu Komutanlığı'na atanması.

Temmuz 1917  Atatürk'ün Diyarbakır'dan İstanbul'a hareketi (7.0rdu Karargâhı'nı oluşturmak üzere Başkomutan Vekili  Enver Paşa tarafından İstanbul'a çağrılmıştır.)

Temmuz 1917  Atatürk'ün Diyarbakır'dan İstanbul'a gelişi

15 Ağustos 1917  Atatürk'ün İstanbul'dan Halep'e hareketi (7.0rdu Karargâhı Halep'in Aziziye mevkiinde idi.)

20 Eylül 1917  Atatürk'ün, Halep'ten -genel durum değerlendirmesi ve General Falkenhein ile anlaşmazlığına dair Sadrazam ve Dahiliye Nazırı Talât Paşa ile Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa'ya raporu

1917 Ekim Başı     Atatürk'ün, Yıldırım Orduları Komutanı General Falkenhein'le anlaşmazlık sonucu Yedinci Ordu  Komutanlığı'ndan istifa edişi

9 Ekim 1917  Atatürk'ün tekrar Diyarbakır'da bulunan 2. Ordu Komutanlığı'na atanması (Atatürk, bu atamayı kabul etmediğinden işlem yürürlülük kazanmamış, kendisi 2. Ordu Komutanı sıfatıyla izinli sayılarak Halep'ten İstanbul'a  gelmiştir.)

Ekim Sonu 1917   Atatürk'ün, Halep'ten İstanbul'a dönüşü (9 ay kadar İstanbul'da kalmıştır.)

7 Kasım 1917   Atatürk'ün, İstanbul'da Genel Karargâhta görevlendirilmesi

15 Aralık 1917  Atatürk'ün, Veliaht Vahdettin Efendi'nin maiyetinde Almanya'ya gitmek üzere İstanbul'dan ayrılışı

4 Ocak l918  Atatürk'ün Almanya seyahatinden İstanbul'a dönüşü

13 Mayıs l9l8  Atatürk'ün, böbrek rahatsızlığı sebebiyle tedavi için İstanbul'dan Viyana'ya hareketi (Viyana ve Karlsbat'ta  2,5 ay kadar tedavi görmüştür.)

4 Ağustos 19l8  Atatürk'ün Viyana'dan İstanbul'a dönüşü

7 Ağustos l918  Atatürk'ün, General Falkenhein'in yerine Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'na getirilmiş olan General  Liman von Sanders'in emrindeki 7. Ordu'ya tekrar komutan atanması

15 Ağustos l918  Atatürk'ün, ikinci defa atandığı 7. Ordu Komutanlığı görevine başlamak üzere İstanbul'dan Halep'e  gelişi (Halep'te bir gün kaldıktan sonra 7. Ordu Karargâhı'nın bulunduğu Nablus'a gitmiştir. )

19 Eylül 1918  İngilizlerin Halep Cephesi'nde büyük kuvvetlerle taarruza başlaması (Bu İngiliz taarruzu karşısında 8. Ordu Cephesi'nin yarılması üzerine 4 ve 7. Ordular da çekilme mecburiyetinde kalmışlardı. Atatürk komutasındaki 7. Ordu birlikleri düzenini ve savaş kudretini bozmadan Riyad'a, oradan da Halep'e çekildi.)

26 Ekim l9l8  Atatürk komutasındaki 7. Ordu kuvvetlerinin tekrar taarruza geçen düşman kuvvetlerini Halep'in kuzeyinde  durdurması ve düşmanın bu hattı geçmesine imkân verilmemesi

30 Ekim 1918  Mondros Mütarekesi'nin imzalanması

31 Ekim 1918  Atatürk'ün -7.0rdu Komutanlığı da üzerinde kalmak üzere- Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'na atanması ve Katma'dan Adana'ya gelerek General Liman von Sanders'den komutanlık görevini devralması

7 Kasım 1918  Yıldırım Orduları Grubu ve 7.0rdu Komutanlıklarının kaldırılması ve Atatürk'ün Ordu Kumandanı sıfatiyle  Harbiye Nezareti emrine verilmesi

10 Kasım 1918  Atatürk'ün Adana'dan trenle İstanbul'a hareketi

13 Kasım 1918  Atatürk'ün, Adana'dan İstanbul'a gelişi

Aralık 1918  Atatürk'ün, 1914 yılı Mayısında yazdığı- "Zâbit ve Kumandan İle Hasbıhal" adlı kitabının İstanbul'da  yayımlanması

30 Nisan 1919  Atatürk'ün 9.0rdu Kıtaatı Müfettişliği'ne atanması

16 Mayıs 1919  Atatürk'ün Anadolu'ya geçmek üzere Bandırma Vapuru i1e İstanbul'dan ayrılısı

l9 Mayıs 19l9  Atatürk'ün sabah Samsun'a çıkışı.

22 Mayıs l919  Atatürk'ün Samsun'dan Sadarete raporu:".... Millet yek vücut olup hakimiyet esasını, Türklük duygusunu hedef kabul etmiştir."

2l Haziran 1919  Atatürk'ün İstanbul'da bulunan bazı tanınmış kimselere Amasya'dan mektup göndererek Millî Mücadele'ye davet etmesi:"Artık İstanbul Anadolu'ya hâkim değil, tâbi olmak mecburiyetindedir." "Size teveccüh eden fedakârlık pek büyüktür" "Millî gaye elde edilinceye kadar âcizleri Anadolu'dan ve milletin sinesinden ayrılmayacağım ve bu noktada nihayete kadar bir millet ferdi gibi çalışacağımı millete karşı mukaddesatım namına söz verdim ve hiç bir  kuvvet bu millî karara mâni olamayacaktır."

22 Haziran 1919  Atatürk'ün Amasya'dan Anadolu'da mülkî ve askerî makamlara genelgesi: "Vatanın tamamiyeti, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."

3 Temmuz 1919  Atatürk'ün Erzurum'a gelişi, halk ve asker tarafından sevgi gösterileriyle karşılanışı.

8/9 Temmuz 1919  Atatürk'ün resmî vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifası.

9 Temmuz 1919  Atatürk'ün resmî vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifasını ordu'ya, vilâyetlere ve millete duyurması: "... Bundan sonra mukaddes millî gayemiz için her türlü fedakârlıklâ çalışmak üzere sine-i millette bir ferd-i mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu tamimen arz ve ilân eylerim.

14 Temmuz 1919  Atatürk'ün askerlikten istifası ve Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başına geçişinin Erzurum'da yayımlanan Albayrak Gazetesinde halka ilânı: "... Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin istifanamesi bir azim ve iman vesikasıdır. Millette, henüz eski kanın sönmemiş olduğunu gösterir muazzam delildir. Anafartalar'da, millî şerefi, tarihin bugünkü nesilden beklemekte olduğu mukaddes vazifeyi yükselten ve yücelten bu muhterem Kumandanı  bugünde Millî Mücadele'nin başında görmek mesut bir görüntüdür."

23 Temmuz 1919  Erzurum Kongresi'nin açılışı ve Atatürk'ün Kongre'ye Başkan seçilmesi (Kongre 7 Ağustos 1919'da son bulmuştur.)

7 Ağustos 1919   Erzurum Kongresi'nin Heyet-i Temsiliye seçimini takiben Atatürk'ün kısa bir konuşmasıyla son  bulması; "Milletimizin kurtuluş ümidi ile çırpındığı en heyecanlı bir zamanda fedakâr muhterem heyetiniz her türlü eziyetlere katlanarak burada, Erzurum'da toplandı. Hassas ve necip bir ruh ve pek sağlam bir iman ile vatan ve  milletimizin kurtuluşuna ait esaslı kararlar aldı. Bilhassa bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birliğini gösterdi. Tarih bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir." Atâtürk'ün Heyet-i Temsiliye Reisliği'ne seçilmesi.

9 Ağustos 1919  Atatürk,ün askerlik mesleğinden ihracına, haiz olduğu nişanların alınmasına ve fahrî yaverlik rütbesinin kaldırılmasına dair irade-i seniye çıkması.

2 Eylül l919  Atatürk'ün Sivas'a gelişi, büyük tezahüratla karşılanması.

4 Eylül l9l9  Sivas Kongresi'nin açılışı ve Atatürk'ün Kongre'ye Başkan seçilmesi. (Kongre 11 Eylül 1919'da son  bulmuştur.)

11 Eylül 1919  Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin resmen kuruluşu.

7 Ekim 1919  Atatürk'ün -Heyet-i Temsiliye adına millete beyannamesi: "En ağır tarihî şartlar altında bile millî vakarından ve herkesin hukukuna riayetteki mazisinden gelen hasletlerinden zerre kadar ayrılmamış olan milletimizin  bundan sonrada aynı tarz ve harekette sabit kalacağından ve bu suretle bu mübarek topraklara sahip olmaktaki liyakat-i medeniyesini bütün cihana tasdik ettireceğinde şüphe yoktur."

20 Ekim 1919  Atatürk'ün, Rauf ve Bekir Sami Beylerle beraber Amasya'da İstanbul Hükümeti’nin Bahriye Nazırı Salih  Paşa ile görüşmelere başlaması (Amasya Mülâkatı).

7 Kasım 19l9  Atatürk'ün İstanbul'da toplanması kararlaştırılan Meclis-i Mebusan'a Erzurum'dan milletvekili seçilmesi.

27 Aralık 1919  Atatürk'ün Ankara'ya gelişi ve büyük törenle karşılanması. (Atatürk şehre girdikten sonra Vali odasında bir müddet istirahat ederek çay içmişler, daha sonra Kolordu'yu ziyaretle buradan kendisine ve arkadaşlarına tahsis edilen Ziraat Mektebi'ne gelmişlerdir.).Atatürk'ün bütün teşkilâta, Ankara'ya geldiğini ve Heyet-i Temsiliye Merkezi'nin Ankara olduğunu bildiren telgrafı.

12 Ocak 1920  İstanbul'da son "Osmanlı Meclis-i Mebusanı"nın açılması (İstanbul'un işgali üzerine 18 Mart 1920 günü son toplantısını yaparak çalışmalarına ara verme kararı almış, 11 Nisan 1920'de Padişah iradesi feshedilmiştir. )

28 Ocak 1920   Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın gizli toplantısında Misak-ı Millî'nin kabulü.

17 Şubat 1920   Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Misak-ı Millî'nin yabancı parlamentolara ve basına bildirilme kararı.

16 Mart 1920  İtilâf Devletleri tarafından İstanbul'un fiilen işgali.Atatürk'ün İstanbul'un işgali nedeniyle millete beyannamesi: ".... Bugün, İstanbul'u zorla işgal etmek suretiyle Osmanlı Devleti'nin yediyüz senelik hayat ve hâkimiyetine son verildi. Yani bugün Türk milleti, medenî kabiliyetinin, hayat ve istiklâl hakkının ve bütün istikbalinin  müdafaasına davet edildi."

19 Mart 1920   Atatürk'ün Ankara'da bir Meclis toplanması yolunda acele seçim yapılması için vilâyetlere, livalara ve  kolordu komutanlarına genelgesi: "Ankara'da fevkalâde yetkiye malik bir Meclis, millet işlerini yönetmek ve denetlemek  üzere toplanacaktır."

10 Nisan 1920  Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah'ın Anadolu'daki millî kuvvetleri kâfir ilân eden ve katlinin gerekli   olacağını (!) bildiren fetvası.

16 Nisan 1920  Ankara Müftüsü Rıfat Efendi'nin, Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah'ın fetvasının dinen geçerli olamayacağını ilân eden fetvası.

23 Nisan 1920  Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması.

24 Nisan 1920  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi ve teşekkür konuşması: ". .. Gerek  askerî  gerekse siyasî hayatımın bütün dönem ve safhalarını işgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralım, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu gayelere yürümek olmuştur."

11 Mayıs 1920  Atatürk'ün İstanbul'da Divan-ı Harp tarafından idama mahkûm edilmesi.

24 Mayıs 1920  Atatürk hakkında 11 Mayıs 1920 tarihli idam kararının Padişah tarafından tasdiki.

8 Temmuz 1920  Atatürk'ün Meclis'te konuşması: "Efendiler; memleketimizin ellide biri değil heyet-i umumiyesi tahrip  edilse, heyet-i umumiyesi ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan müdafaa ile  meşgul olacağız!"

10 Ağustos 1920  İstanbul Hükümeti ile İtilâf Devletleri arasında "Sevr Antlaşması"nın imzalanması.

2/3 Aralık 1920  Ermenilerle "Gümrü Antlaşması"nın imzalanması.

5 Aralık 1920  Atatürk'ün Bilecik'te Ahmet İzzet Paşa başkanlığındaki İstanbul Heyeti ile görüşmesi (Bilecik mülâkatı)

10 Ocak 1921  Birinci İnönü Zaferi

11l Ocak 1921 Atatürk'ün I. İnönü Zaferi münasebetiyle Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey'e tebrik telgrafı:  "... Bu muvaffakiyetin mukaddes topraklarımızı düşman istilâsından kâmilen kurtaracak olan kesin zafere bir hayırlı  başlangıç olmasını Allah'tan diler ve bu tebrikâtın umum Batı Ordusu er ve subaylarına iletilmesini rica ederim."

1 Nisan 1921  İkinci İnönü Zaferi.Atatürk'ün Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya cevap telgrafı: ". Siz orada yalnız  düşmanı değil, milletin ters talihini de yendiniz. İstilâ altındaki bedbaht topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor.Düşmanın istilâ hırsı, azim ve hamiyetinizin yalçın kayalarına başını çarparak hurdahaş oldu!"

10 Mayıs l921  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu" Başkanı oluşu.

16 Temmuz 1921  Atatürk'ün Ankara'da toplanan ve 21 Temmuz 1921'e kadar çalışmalarına devam eden Maarif Kongresi'ni açış konuşması: ". . Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa mevcudiyeti ile, hakkı ile, birliği ile çelişen bilûmum yabancı unsurlarla mücadele lüzumunu ve milli düşünceleri tam bir imanla her mukabil fikre karşı şiddetle ve fedakârâne müdafaa zarureti telkin edilmelidir."

18 Temmuz 1921  Atatürk'ün Ankara'dan, Karacahisar'daki Batı Cephesi Karargâhı'na gelişi.Atatürk'ün Batı Cephesi Karargâhı'nda İsmet Paşa'ya direktifi: "Orduyu; Eskişehir'in kuzey ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla  araya büyük bir mesafe koymak lâzımdır ki, ordunun tanzim, tensik ve takviyesi mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya doğusuna kadar çekilmek caizdir."

5 Ağustos 1921  Atatürk'e geniş yetkiler ve üç ay süre ile Başkomutanlık tevcih eden Kanunun kabulü. : Atatürk'ün  Başkomutan oluşundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "... Efendiler, zavallı milletimizi esir etmek  isteyen düşmanları, Allah'ın yardımıyla behemehal mağlup edeceğimize dair olan emniyet ve itimadım bir dakika olsun   sarsılmamıştır. Bu dakikada bu kesin inancımı yüksek heyetinize karşı, bütün millete karşı ve bütün âleme karşı ilân  ederim."

23 Ağustos 1921  Yunan Ordusu'nun taarruzu ve Sakarya Meydan Muharebesi'nin başlaması (22 gün 22 gece devam  etmiştir.)

26 Ağustos 1921  Başkomutan Atatürk'ün emri: "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.”

13 Eylül 1921  Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçlanması ve düşmanın Sakarya nehrinin doğusunda imha ile  zaferin kazanılması.

19 Eylül 1921  Başkomutan Atatürk'ün "Sâkarya Muharebesi" hakkında Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "Efendiler! Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya'da kazanmış olduğu meydan muharebesi pek büyük bir meydan  muharebesidir.Harb tarihinde misli belki olmayan bir meydan muharebesidir." Başkomutan Atatürk'e Büyük Millet Meclisi  tarafından kanunla Müşir (Mareşal) rütbesi ve "Gazi" unvanı verilişi.

13 Ekim 1921  Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan)  arasında "Kars Antlaşması"nın imzalanması.

20 Ekim 1921  Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa Hükümeti. arasında "Ankara Antlaşması"nın  imzalanması.

31 Ekim 1921  "Atatürk'ün Başkomutanlık süresinin 5 Kasım 1921'den itibaren 3 ay daha uzatılmasına dair Kanun'un  Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü."

14 Ocak 1922  Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın ölümü.

4 Şubat 1922  Atatürk'ün Başkomutanlık süresinin 5 Şubat 1922 tarihinden itibaren ikinci defa üç ay uzatılmasına dair Kanun'un Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü..

1 Mart 1922  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisini açış konuşması: ". . Efendiler! Büyük Millet Meclisi Hükûmeti  Türkiye ve Türkiye halkının beka ve istiklâlini temine çalışıyor. Çünkü Türkiye'nin asıl sahibi, meşru ve gerçek sahibi olan Türkiye halkının kat'i arzu ve iradesi bu yoldadır."

6 Mayıs 1922  Atatürk'ün Başkomutanlık süresinin 5 Mayıs 1922 tarihinden itibaren üçüncü defa üç ay uzatılması  hakkında Kanun'un Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü.

26 Ağustos 1922  Büyük Taarruz'un, Kocatepe'den sabah saat 5.30'da topçularımızın ateşiyle başlaması.

30 Ağustos 1922  Yunan ordusunun tamamen sarılması ve imha edilmesi suretiyle "Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi"nin kazanılması.

1 Eylül 1922  Başkomutan Atatürk'ün orduya beyannamesi: ".... Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri verileceğini gözönüne alarak ilerlemesini ve herkesin fikrî güçlerini ve kahramanlık ve vatanseverlik kaynaklarını yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim.Ordular; İlk Hedefiniz Akdenizdir, İleri!"

9 Eylül 1922  Başkomutan Atatürk'ün kuvvetlerimizin İzmir'e giriş haberi üzerine ordulara mesajı: "İlk verdiğim Akdeniz hedefine varmakta orduların gösterdiği gayret ve fedâkarlığı hürmet ve takdirle anarım."

10 Eylül 1922  Atatürk'ün Büyük Zaferi takiben İzmir'e gelişi.

4 Ekim 1922  Başkomutan Atatürk'ün 26 Ağustos Taarruzu, 30 Ağustos ve 9 Eylül Zaferleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uzun beyanatı: "... Bu Anadolu Zaferi tarih arasında bir millet tarafından tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kaadir ve ne zinde bir kuvvet olduğunun en güzel misali olarak kalacaktır."

11 Ekim 1922  Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması.

1 Kasım 1922  Hilâfet ve Saltanat'ın birbirinden ayrılarak Saltanat'ın kaldırılması kararı.

29 Ocak 1923   Atatürk'ün İzmir'de Lâtife (Uşaklıgil) Hanım'la evlenişi (5 Ağustos 1925'de ayrılmıştır. )

1 Mart 1923   Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: " .. Misak-ı Millî, vatanın haricî düşman karşısındaki vaziyet ve mevkiini tesbit eden mukaddes bir kural olduğu gibi 1 Kasım 1922 kararı da milletimiz için dahilî ve daimî bir düşman olan ferdî saltanata ve onun temsil ettiği meşum bir idare şekline tevcih edilmiş mukaddes bir silâhtır."

8 Nisan 1923  Atatürk'ün, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı olarak milletvekili seçimi  münasebetiyle millete, 9 umdeyi içine alan beyannamesi.

24 Temmuz 1923  Lozan Antlaşması'nın imzalanması (Atatürk der ki: "Lozan Barış Antlaşması'nın ihtiva ettiği esasları, diğer barış teklifleriyle daha fazla mukayeseye mahal olmadığı fikrindeyim. Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, asırlardan  beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla ikmal edildiği zannedilmiş, büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir vesikadır. Osmanlı Devrine ait tarihte örneği bulunmayan bir siyasî zafer eseridir.") Atatürk'ün, Lozan Antlaşması'nın imzalanması  üzerine İsmet Paşa'ya tebrik telgrafı: "Memlekete bir dizi faydalı hizmetlerden ibaret olan ömrünüzü bu defa da tarihî bir  muvaffakiyetle taçlandırdınız."

l3 Ağustos 1923  Atatürk'ün tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesî.Atatürk'ün, İkinci Devre Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "...Memleketimizi mâmur ve halkımızı mesut ve müreffeh edeceğiz. Ümidimiz, azmimiz ve bilhassa milletimizin ve Meclis-i Alinizin göstereceği vahdet ve tesanüt ilerleme ve uygarlık yolundaki çalışmamızda elbette muvaffakiyetin kefili olacaktır.

11 Eylül 1923  "Halk Fırkası"nın kuruluşu ve Atatürk'ün Halk Fırkası Genel Başkanlığı'na seçilmesi.

10 Ekim 1923  Ankara'nın başkent oluşu.

29 Ekim 1923  Cumhuriyetin ilânı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

30 Ekim 1923  Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kabinesi'nin İsmet Paşa tarafından kurulması.

21 Kasım 1923  Atatürk'e Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile yeşil-kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası verilmesi.

1 Mart 1924  Cumhurbaşkanı Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "İslâm dinini, asırlardan beri alışılageldiği veçhile bir siyaset vasıtası mevkiinden uzaklaştırmak ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz. Mukaddes ve tanrısal inançlarımızı ve vicdanî değerlerimizi, karanlık ve kararsız olan ve, her türlü menfaat ve ihtiraslara görünüş sahnesi olan siyasiyattan ve siyasetin bütün kısımlarından bir an evvel ve katî şekilde kurtarmak milletin dünyevî ve uhrevî saadetinin emrettiği bir zarurettir. Ancak bu suretle İslâm dininin yüksekliği belirir."

3 Mart 1924  Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunu'nun kabulü. Hilâfetin kaldırılması.

30 Ağustos 1924  Atatürk'ün Dumlupınar'da "Meçhul Asker Abidesi"nin temelini atması ve törende konuşması: " ... Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devleti'nin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı.Ebedî hayatı  burada taçlandırıldı. . . Bu âbide Türk vatanına göz dikeceklere, Türkün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hücumunu, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır."

1 Kasım 1924  Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "Hiç şüphe etmemelidir ki, Anadolu ortasında süratle meydana getirilecek yeni ve mamur bir Ankara, asırlarca ihmal edilen Türk vatanı için başlı başına bir medeniyet merkezi, Türk Devleti için pek mühim bir dayanak olacaktır."

17 Kasım 1924   Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşu (2 Haziran 1925'de Bakanlar Kurulu kararı ile feshedilmiştir.)

17 Şubat 1925   Âşar'ın kaldırılmasına dair Kanun'un kabulü.

5 Ağustos 1925  Atatürk'ün, Lâtife (Uşaklıgil) Hanım'dan ayrılışı.

23 Ağustos 1925  Atatürk'ün Kastamonu'ya gelişi.

27 Ağustos 1925  Atatürk'ün İnebolu'da elinde panama şapkası ile "ünlü şapka nutku"nu söylemesi:". . Bunu açık  söylemek isterim. Bu serpuşun ismine şapka denir. İşte şapkamız"

1 Kasım 1925  Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: " Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakiyle donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir."

5 Kasım 1925  Ankara Hukuk Fakültesi'nin açılışı ve Atatürk'ün konuşması: " Cumhuriyetin güç ve dayanağı olacak bu büyük müessesenin açılışında hissettiğim saadeti hiçbir teşebbüste duymadım ve bunu izhar ve ifade etmekle  memnunum."

25 Kasım 1925   Şapkâ giyilmesi hakkında Kanun'un kabulü.

30 Kasım 1925   Tekke ve zaviyeler ile türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklar ile bir takım unvanların kaldırılmasına  dair Kanun'un kabulü.

26 Aralık 1925  Milletlerarası saat ve takvim hakkındaki Kanunların kabulü.

17 Şubat 1916  Türk Medenî Kanun'un kabulü.

22 Nisan 1926  Borçlar Kanunu'nun kabulü.

29 Mayıs 1926  Türk Ticaret Kanunu'nun kabulü.

14 Haziran 1926  Atatürk'e İzmir'de hazırlanan suikast girişiminin meydana çıkarılması.

18 Haziran 1926  Atatürk'ün İzmir suikast girişimi hakkında Anadolu Ajansına demeci: ". . Alçak teşebbüs benim  şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyetimize ve onun istinat ettiği yüksek prensiplerimize müteveccih bulunduğuna şüphe yoktur.. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar  kalacaktır."

1 Kasım 1926  Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ".... Bu büyük millet, arzu ve istidadının yöneldiği istikametleri görmeye çalışan ve görebilen evlâdını daima takdir ve himaye etmiştir."

30 Haziran 1927  Atatürk'ün askerlikten emekliye ayrılışı.

1 Temmuz 1927  Atatürk'ün, Kurtuluştan sonra İstanbul'a ilk gelişi ve coşkun şekilde karşılanışı.

15 Ekim 1927  Cumhuriyet Halk Partisi "II. Büyük Kongresi"nin Ankara'da toplanması ve Atatürk'ün 36 saat 33 dakika  süren Büyük Nutku'nu okumaya başlaması:

20 Ekim 1927  Atatürk'ün Parti Kongresi'nde okuduğu Büyük Nutku'nu bitirişi: ". . Bugün ulaştığımız netice, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin doğurduğu uyanıklığın ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu  neticeyi. Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet  muhafaza ve müdafaa etmektir. . . Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asîl kanda mevcuttur!"

1 Kasım 1927  Atatürk'ün ikinci defa Cumhurbaşkanlığına seçilmesi. Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açış konuşması: "...Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin asırlar süren arayışlarının özü ve onun bizzat  kendisini idare etmek şuurunun canlı timsalidir. Türk milleti, mukadderatını Büyük Millet Meclisi'nin kifayetli ve  vatanperver eline bıraktığı günden itibaren karanlıkları sıyırıp kaldırmış ve ümitleri boğan felâketlerden milletin gözlerini  kamaştıran güneşler ve zaferler çıkarmıştır."

10 Nisan 1928  Lâikliğe giden önemli Anayasa değişikliklerinin yapılması (Bu değişikliklerle, Anayasanın ikinci maddesindeki "Türkiye Devleti'nin dini, din-i İslâmdır" fıkrası ile 26. maddede mevcut "ahkâm-ı şer iye’nin Türkiye  Büyük Millet Meclisi tarafından yürütüleceğini" belirten cümle kaldırılmış, ayrıca milletvekillerinin ve Cumhurbaşkanının yaptıkları yeminler de değiştirilerek namus üzerine ant içilmesi şekli kabul edilmiştir.)

20 Mayıs 1928 Milletlerarası rakamların kabulüne dair Kanun.

10 Ağustos 1928 Atatürk'ün, İstanbul Sarayburnu Parkında yeni harfler hakkında konuşması: "..Bizim ahenktar, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindesiniz."

1 Kasım 1928 Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun'un kabulü.

1 Kasım 1928 Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla Türk harflerinin katiyet ve kanuniyet kazanması, bu memleketin yükselme mücadelesinde başlı başına bir geçit olacaktır."

8 Kasım 1928 Atatürk'ün Millet Mektepleri'nin Genel Başkanlığı'nı ve Başöğretmenliği'ni kabul etmeleri.

1 Ocak 1929 Yeni harfleri ve bu harflerle yazıyı halka öğretmek üzere "Millet Mektepleri"nin açılması.

1 Kasım 1929 Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ". . Meclisimizin en büyük  eseri olan Türk harfleri, memleketin umumî hayatına tamamen tatbik olunmuştur. İIk müşkülat, milletin. ülkü kuvveti ve  uygarlığa olan sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir."

3 Nisan 1930 Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan yeni Belediye Kanunu'nun kabulü.

11 Ağustos 1930 Atatürk'ün yeni bir parti kurulması isteği hakkında Fethi (Okyar) Bey'in mektubuna cevabı: "Görüyorum ki lâik cumhuriyet esasında beraberiz. Zaten benim siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve  arayacağım temel budur. Binaenaleyh Büyük Meclis'te aynı temele istinat eden yeni bir partinin fâaliyete geçerek millet işlerini serbest tartışmasını, Cumhuriyetin esaslarından sayarım."

12 Ağustos 1920 Fethi (Okyar) başkanlığında "Serbest Cumhuriyet Fırkası"nın kuruluşu (Parti, 17 Kasım 1930'da  kendisini feshetmiştir.)

1 Kasım 1930 Cumhurbaşkanı Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ".... Geçen senenin önemli olaylarından biri de Sivas'a demiryolunun ulaşmasıdır. Bu kadar müşkülât içinde vatanı bir misli daha genişletmeye ve kuvvetlendirmeye medar olan bu eserin gelecek Türk milleti tarafından şükranla yâd olunacağına eminim. "

28 Aralık 1930 Kubilây'ın şehit düşmesi nedeniyle Atatürk'ün, orduya başsağlığı mektubu: ".... Büyük ordunun  kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin mefkûreci öğretmen heyetinin kıymetli uzvu Kubilây'ın temiz kanı ile  Cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır."

12 Nisan 1931 Atatürk'ün direktifiyle " Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti"nin kuruluşu (Daha sonra "Türk Tarih Kurumu"  adını almıştır.)

4 Mayıs 1931 Atatürk'ün üçüncü defa Cumhurbaşkanlığına seçilmesi.

10 Mayıs 1931 Cumhuriyet Halk Partisi Üçüncü Büyük Kongresi'nin toplanışı ve Atatürk'ün konuşması: "... Millet için ve milletçe yapılan işlerin hâtırası her türlü hâtıraların üstünde tutulmazsa millî tarih kavramının kıymetini takdir etmek  mümkün olamaz."

1 Kasım 193l Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ". . Türkiye'nin güvenliğini gaye tutan, hiçbir  milletin aleyhinde olmayan bir barış istikameti, bizim daima kuralımız olacaktır."

19 Şubat l932 Halkevlerinin açılması.

12 Temmuz 1932 Atatürk'ün direktifiyle "Türk Dili Tetkik Cemiyeti"nin kuruluşu (Daha sonra "Türk Dil Kurumu" adını  almıştır.)

1 Kasım 1932 Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "... Millî kültürün her çığırda açılarak  yükselmesini Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz."

 31 Mayıs 1933  İstanbul Darülfünunu'nun kapatılmasına Millî Eğitim Bakanlığı'nca yeni bir üniversite kurulmasına dair  Kanun'un kabulü (Bu kanunla İstanbul darülfünunu kapatılmış,18 Kasım 1933 günü İstanbul Üniversitesi öğretime açılmıştır.)

29 Ekim 1933  Atatürk'ün, Cumhuriyetin 10. Yıldönümü nedeniyle Türk milletine ünlü söylevi: ". . Az zamanda çok ve  büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir.
      ... Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti bundan sonraki  inkişafıyla âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır... Ne mutlu Türküm diyene!"

1 Kasım 1933  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ".... Geçen on sene, gelecek devirler için bir  başlangıçtan başka bir şey değildir. Bununla beraber, eski devirlerin tarihi karşısında, Cumhuriyetin bu on senesi, eşi   görülmeyen bir diriliş ve göz kamaştırıcı bir ileri atılış âbidesidir."

20 Kasım 1933  Atatürk'ün İstanbul Üniversitesi'nin öğretime açılması münasebetiyle kendisine çekilen saygı ve bağlılık telgrafına cevabı: "İstanbul Üniversitesi'nin açılmasından çok sevinç duydum. Bu yüksek ilim ocağında kıymetli profesörlerin elinde Türk çocuğunun müstesna zekâ ve eşsiz kabiliyetinin çok büyük inkişaflara mazhar olacağından  eminim.

9 Şubat 1934 Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında "Balkan Antantı"nın imzalanması.

21 Haziran 1934  Soyadı Kanunu'nun kabulü.

1 Kasım l934  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: ". . Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak, bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan
      Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir."

24 Kasım 1934  Kendisine "Atatürk" soyadı verildiğine dair Kanun'un Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulü.

26 Kasım 1934  Efendi, Bey, Paşa, Hazretleri v.b. lâkap ve unvanların kaldırıldığına dair Kanun'un kabulü.

3 Aralık 1934  Bazı kisvelerin giyilemeyeceğine dair Kanun'un kabulü (Bu kanunla din adamlarının hangi din ve  mezhebe mensup olurlarsa olsunlar mabet ve âyinler haricinde ruhanî kisve taşımaları yasaklanmıştır.)

5 Aralık 1934  Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan Anayasâ değişikliği.

1 Mart 1935  Atatürk'ün dördüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesi.

 9 Mayıs 1935  Cumhuriyet Halk Partisi IV. Büyük Kurultayı'nın Ankara'da Atatürk'ün konuşmasıyla açılışı: "Uçurum kenarında yıkık bir ülke.. türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar.. yıllarca süren savaş... ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler... İşte Türk genel devrimi'nin bir kısa ifadesi" (Kurultay 16 Mayıs 1935 de kapanmıştır.)

1 Kasım 1935  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: " .. Olaylar Türk milletine iki önemli kuralı yeniden hatırlatıyor: Yurdumuzu ve haklarımızı müdafaa edecek kuvvette olmak.. Barışı koruyacak uluslararası çalışma  birliğine önem vermek.."

9 Ocak 1936  Ankara'da "Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi"nin açılışı.

20 Temmuz 1936  Boğazların Türk Hükümeti’nin hâkimiyetine geçişini sağlayan "Montreux Antlaşması"nın  imzalanması.

1 Kasım 1936  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "... Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla Türk milletini emin ve metîn bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur."

27 Ocak 1937  Cenevre'de Milletler Cemiyeti toplantısında Hatay'ın bağımsızlığının kabul edilmesi (Bu durum, 29 Mayıs 1937'de Cenevre'de toplanan Milletler Cemiyeti Konseyi'nde de Hatay Anayasasıyla beraber onaylanmış, bağımsızlık rejimi 29 Kasım 1937 günü yürürlüğe girmiştir. 2 Eylül 1938'de Hatay Millet Meclisi açılarak Devlet Başkanlığı'na Tayfur Sökmen seçilmiştir. Devletin adı "Hatay devleti" olarak kabul edilmiş, 23 Haziran 1939'da Türkiye ile Fransa arasında yapılan antlaşma ile de Türkiye'ye bırakılmış, 7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı Kanun'la yeni Hatay ili kurulmuştur. )

11 Haziran 1937  Atatürk'ün bütün çiftliklerini ve mallarını millete bağışlaması.

9 Temmuz 1937  Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sâdâbât Paktı'nın imzalanması.

1 Kasım 1937  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşması: "... Milletimizin lâyık olduğu yüksek uygarlık ve refah seviyesine varmasını alıkoyabilecek hiçbir engel düşünmeğe yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle bahtiyarım."

30 Mart 1938  Fransa'dan davet edilen Prof.Dr. Fissenger'in Atatürk'ü muayenesini takiben Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin Atatürk'ün hastalığı hakkında ilk resmî tebliğ yayımlaması (Bu tebliğ'de Fissenger'in muayenesi sonucu Atatürk'ün sıhhatinde endişe verici bir durum olmadığının tesbit edildiği ve kendisine 1,5 ay kadar istirahat tavsiyesinin  kâfi görüldüğü belirtilmiştir. )

20 Mayıs 1938  Atatürk'ün Ankara'dan Mersin'e gelişi; askerî birliklerin geçit resmini izlemesi.

24 Mayıs 1938  Atatürk'ün Mersin'den Adana'ya gelişi, Atatürk Parkı önünde askerî birliklerin geçit resmini izlemesi.

26 Mayıs 1938  Atatürk'ün son olarak Ankara'dan İstanbul'a gidişi (Ölüm tarihine kadar İstanbul'da kalmıştır.)

5 Eylül 1938  Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda elyazısıyla vasiyetini yazması (Vasiyetname 6 Ekim 1938 günü   Dolmabahçe Sarayı'na çağırılan İstanbul Altıncı Noterine Atatürk tarafından teslim edilmiştir. Vasiyetnamenin açılışı: 28 Kasım 1938)

29 Ekim 1938  Atatürk'ün, Cumhuriyetin 15. Yıldönümü nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Ordusuna mesajı: ". . Türk vatanının ve Türklük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve haricî her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an yapmaya hazır ve âmade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır."

1 Kasım 1938  Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşmasının hastalığı sebebiyle Başbakan Celâl Bayar tarafından okunması: "... Memleketimizi her gün daha çok kuvvetlendirmek, her alanda her türlü ihtimallere karşı  koruyabilecek bir halde bulundurmak ve dünya olaylarının bütün safhalarını büyük bir uyanıklılıkla izlemek, barışsever siyasetimizin dayanacağı esasların başlangıcıdır."

10 Kasım 1938  Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda saat dokuzu beş geçe ölümü (Atatürk'ün Türk bayrağına sarılı  tabutu 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda bir katafalk üzerine konularak milletin  ziyaretine bırakılmış, 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe'den top arabasına konularak törenle Sarayburnu rıhtımına, buradan Zafer torpidosu aracılığıyla Yavuz gemisine nakledilmiştir. Bu gemi ile İzmir'e getirilmiş, yine Zafer torpidosuna nakledilerek karaya çıkarılmıştır. Cenaze, saat 20.30'da özel trenle Ankara'ya gönderilmiş, 20 Kasım 1938 günü saat 10.00'da başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan, Bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri, devlet ve ordu ileri gelenleri tarafından İstasyonda törenle karşılanmıştır. Atatürk'ün tabutu trenden alınarak top arabasın konulmuş, büyük törenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilerek Meclis önünde hazırlanan katafalk'a yerleştirilmiştir. 21 Kasım 1938 günü geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi'ne getirilmiş ve hazırlanan  mermer lâhdin üzerine yerleştirilmiştir. Tabut 10 Kasım 1953'de büyük bir törenle Anıtkabir’e nakledilmiş ve Atatürk'ün fani vücudu vatan topraklarına verilmiştir.)